19 Kasım 2008 Çarşamba

KRİZ

1994….Daha üniversite öğrencisiydi…2. sınıftaydı ve ekonomi dersini çok seviyordu, teoride öğrendiği ekonomik verileri pratiğe dökerek ülkedeki ekonomi haberlerini daha iyi anlamaya başlamıştıki KRİZ oldu..Ekonomi profesörü başbakan devalüasyona karar verdi, ülke tepetaklak…

1998…Güç bela bir işe girdi…Askerliğini yapmayan adama kız verilmeyen ülkemizde iş hiç verilmiyordu…10 küsur firma ile toplamda 50 küsur mülakat yaptı ve işi kaptı...haa o pazarlama istiyodu finans oldu aman olsun varsın zaten üniversite tercihi de hukuk idi ama işletmeyi kazanmıştı…maksat bir yerden başlamaktı.

2000…Bir yandan terörün ülkede hız kaybetmesi, diğer yandan askere gitmeyenlerin iş hayatında ilerleyememesi durumu O’na askere gitsem mi acaba dedirtmişti..ama öyle hemen alınacak bir karar değildi, döndüğünde işi hazır mıydı…amaaan ne olacak dedi kalburüstü okullarda okudum, yabancı dilim, iş tecrübem var, bir de askerlik engelini aşarsak şirketler sıraya girer dedi ve gitti vatani görevine.

2001… Askerden yeni dönmüştü ki o hafta Anayasa fırlatıldı, bankalar hortumlandı ve yine o tanıdık sima ülkeye geldi: KRİZ.
Tam 6 ay işsiz kaldı, Allahtan o dönemde pek çok çocukluk arkadaşı ile aynı kaderi paylaşıyordu da hiç olmazsa onlarla vakit geçirebiliyordu ama yaş 26 olmuştu ve daha önce yaptığı pek çok iş başvurusunun ilanında bunu tecrübe etmişti; 28 yaş sınırı diye bir kural vardı ve acilen işe girmesi gerekiyordu ...Yaptığı 40 küsuruncu görüşmede bir firmada iş buldu, pazarlama-dış ticaret filan istiyodu ama lojistik işi bulmuştu…amaaan iş işte ne olacak dedi ve bu şirkete can simidi gibi sarıldı.

2003…94 yılından beri geçirdiği krizler, yaptığı iş mülakatları ve çalışmış olduğu 2 şirket O’na bir tecrübe vermişti; yabancı bir şirkete girerse sırtı yere gelmezdi…ve öyle de yaptı son işi gereği artık lojistikçiydi ve dünyanın en büyük firmalarından birinde lojistik uzmanı olarak işe başladı…burası son durak dedi kendi kendine…kolay değil herkesin gıpta ile baktığı bir ABD şirketine girmişti..

2008…HAMDOLSUN işleri iyi gidiyordu, dedik ya burası kariyerinin son ve başarılı durağı olacaktı..evlendi, çocuğu oldu, kendi düzenini kurdu…işler fena değildi. Fakat tanıdık düşman bu sefer şirketinin bağlı bulunduğu ülkeden geldi; Global finansal KRİZ. Biz bunları çok gördük bize bir şey olmaz dedi, başbakanı da öyle diyordu zaten, ekonomiden anlamak gerekmezdi ki zaten bu yorum için…O ekonomi ilmini 94 yılında çöpe atmıştı, mühim olan başbakanın dediğiydi…ama öyle olmadı yaş olmuştu 33 ve 94 yılında tanıştığı KRİZ illeti yakasını bir türlü bırakmamıştı…

Türkiye’nin beklide %1’lik dilimine girebilecek iyi eğitimli, varlıklı ve tuzu kuru diyebileceğimiz bir insanın hayatından kesittir bu bahsettiğim…bu acınası durum, geri kalan %99’unda ne boyutlarda acaba…Düşünmek bile istemiyorum..
Allah, tüm işsizlere sabır, tüm çalışanlara da çelik gibi sinir ihsan eylesin…

Çünkü işimiz Allah’a kaldı…